Endometrial Polipler

Endometrial polipler rahim içinde rahimin en iç tabakasından (endometrium tabakası) kaynaklanarak gelişen iyi huylu oluşumlardır. Halk arasında “rahim içerisinde et parçası” şeklinde adlandırılırlar. Genellikle birkaç santimetre boyunda bir tane olur fakat bazen bir kaç adet polip de olabilir. Bunlara benzer fakat rahim içerisinde değil rahim ağzında gelişen poliplere servikal polip denir.

Endometrial polipler rahim içerisinde olduklarından dışarıdan veya vajinal muayene sırasında spekulum ile bakılarak görülemezler. Çok nadiren bazı büyük polipler rahim ağzına kadar sarkmışsa spekulum ile vajinal muayene yapılırken görülebilir. Polipler genellikle ultrasonografi ve SİS (sulu ultrason, salin infüzyon sonografi) yapılırken rahim içerisinde şüpheli alan izlenmesiyle farkedilir fakat kesin tanı polipin küretaj veya histeroskopi ile çıkarıldıktan sonra patolojik olarak incelenmesi sonucu konur.

Polipler bazen hiçbir şikayete sebep olmazlar ve başka nedenlerle yapılan ultrason veya diğer tetkikler sırasında tesadüfen farkedilirler. Poliplere bağlı aşırı veya uzun süren adet kanaması, ilişki sırasında lekelenme şeklinde kanamalar gibi şikayetler oluşabilir. Polipler nadiren gebe kalamamaya veya düşüğe neden olabilirler.

Polipler küretaj veya histeroskopi yöntemleri ile alınırlar (polipektomi) ve kesin tanı için patolojik incelemeye gönderilirler. Eğer patolojik inceleme sonucu polip olarak gelmişse, başka ek bir sonuç gelmemişse ek bir tedaviye gerek yoktur. Bazen kontrol için tekrar ultrasonografi veya SİS yapılarak polipin tamamen alındığı teyit edilebilir.

Tüp Bebek ims Yöntemi

En kısa tanımıyla imsi, tüp bebek tedavisinde spermin daha yakından ve detaylı incelenmesi sağlayan bir tekniktir. IMSI yönteminde sperm çok gelişmiş mikroskoplarla 6000-8000 kez büyütülerek normal tüp bebek yöntemine göre çok daha detaylı izlenebilmektedir. Normal tüp bebek yani mikroenjeksiyon (ICSI) yönteminde sperm ortalama 400 kez büyütülerek incelenir ve bu şekilde iyi olan sperm seçilmeye çalışılır.

IMSI : intrasitoplazmik morfolojiye göre seçilmiş sperm injeksiyonu (Intracytoplasmic morphologically selected sperm injection)

IMSI yöntemi ne gibi avantajlar sağlar:
IMSI yöntemi ile sperm içerisinde oluşabilen vakuollere kadar detaylı bir şekilde gözlenebildiği için daha kaliteli spermler seçilebilmektedir.
– Daha kaliteli sperm seçilmesi döllenme oranını arttırır.
– Daha kaliteli spermlerle oluşan gebeliklerde düşük olma riski azaltır.
– Daha kaliteli spermlerle oluşan gebeliklerde genetik hatalar daha az olacağı için muhtemelen ileri yıllarda çocukta meydana gelebilecek bazı hastalık riskleri azaltılmış olur. Bu konu ileriki yıllarda yapılacak araştırmalarla daha net aydınlatılacaktır.
– IMSI sayesinde DNA (genetik) hasarlı sperm seçilme ihtimali azaltılmış olur.
– Sperm kalitesi ve sayısı az olan erkeklerde avantaj sağlar.

IMSI tekniği Türkiye’de bazı merkezlerde uygulanabilmektedir.

Adet Gecikmesi

Adet gecikmesi, adet rotarı  (halk arasında mens gecikmesi, aybaşı gecikmesi, regl gecikmesi) beklenen adet tarihinde adetin başlamamasıdır. Çok sık rastlanan bir durumdur.
Bu durumda öncelikle gebelik ihtimali düşünülür, gebelik saptanamazsa diğer nedenler araştırılır.

Nedenleri:
– Gebelik
– Yumurtlama (ovulasyon) olmaması
– Stres
– Ortam değişiklikleri
– Hormonal bozukluklar (Troid hormonu, prolaktin (süt) hormonu)
– Kullanılan ilaçlar
– Doğum kontrol hapları
– Korunma iğneleri ve ciltaltı implantlar
– Ağır fiziksel egzersiz (sporcular)
– Polikistik over sendromu

Yukarda sıralanan sebepleri araştırmak için hormon tahlili, ultrason v.b tetkikler yapılır. Çoğu durumda adet gecikmesine neden olan bariz bir sebep bulunamaz. Böyle durumlarda kadının adet görmesini sağlayacak ilaçların kullanılması önerilmektedir.
Daha detaylı bilgi için adet görememe (amenore) konusunu okuyunuz.

Yumurtalık Kanseri

Kadınlarda yumurtalık kanserleri jinekolojik kanserler arasında endometrium kanserinden sonra 2. sıklıkla görülür. Ana olarak 3 tip over tümörü vardır, bunlar köken aldığı hücresel kaynağa göre sınıflandırılmıştır:
– Epitelyal tümörler
– Germ hücreli tümörler
– Sex kord stromal tümörler

En sık görülen grup epitelyal over tümörleridir, bunlar daha çok menopoz dönemindeki kadınlarda görülür.

Belirtileri:
Over kanserleri hiçbir belirti vermeyeceği gibi karında şişlik, karında gerginlik, ağrı, kilo kaybı gibi belirtilere neden olabilir. Tümörün barsaklara bası yapmasına bağlı kabızlık meydana gelebilir. Karında şişlik yumurtalıkta çok büyük boyutlara erişmiş bir kitleye bağlı olabileceği gibi karında aşırı miktarda sıvı (asit) birikmesine bağlı da olabilir.

Neden olur? Risk faktörleri?
Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyan kadınlarda over kanseri daha sık görülür.
– Erken menarş
– Geç menopoz
– Hiç doğum yapmamış olmak (Nulliparite)
– İnfertilite (Kısırlık)
– Ailesel over kanserleri (HNPC – Lynch sendromu, BRCA mutasyonu)

Teşhis:
Yumurtalık kanserlerinde tanıya yardımcı yöntemler muayene, ultrason, tomografi, MR, kan tahlilleri (tümör belirteçleri, ca 125, ca 19-9, CEA, AFP, BHCG) gibi sıralanabilir. Ancak her kanserde olduğu gibi kesin tanı dokudan örnek alınarak incelenmesi neticesinde konur. Yumurtalık kanseri şüphesinde genellikle ameliyat sırasında alınan parçanın incelenmesi neticesinde kesin tanı konur. Yumurtalıkta bulunan kitlenin veya kistin incelenmesi ameliyat sırasında hızlı patolojik inceleme (frozen) şeklinde olabileceği gibi bu imkanın olmadığı hastanelerde ameliyattan sonra da gerçekleşebilir. Ameliyat sırasında frozen inceleme yapılsa bile parça mutlaka nihai kesin tanının konması için patoloji bölümüne gönderilir. Patoloji uzmanlarınca nihai kesin tanının belirlenmesi genellikle 1-2 hafta içerisinde gerçekleşir ve bu sonuca göre ameliyat dışında ek tedavi gerekiyor mu kararı verilir.

Tedavi ve ameliyat:
Yumurtalık (over) kanserlerinde hastanın ameliyat olmasına engel olan nadir durumlar dışında hemen hemen her zaman ameliyat ilk tedavi yöntemi olarak uygulanır. Ameliyatın amacı yumurtalıklardaki kitlelerin çıkarılması ve karın içerisindeki bütün dokuların gözlenerek, gerekirse bazı dokulardan ve lenf nodlarından örnek alınarak hastalığın yaygınlık derecesini belirlemektir. Yani ameliyat hastalığı hem tedavi edici hem de yaygınlığını, evresini belirleyici amaçla uygulanır. Ameliyat sonrasında alınan parçaların incelenmesi kanserin tipini, evresini belirler ve kemoterapi gibi ek tedaviler gerekip gerekmediğine karar verilir.